
Kalır...
Çünkü bu toplumun genel
anlayışında dürüsütlük olarak kabul gören davranış biçimi "her naneyi
yiyip, çaktırmamak, o evde ölmek"tir.
Yaşamını değiştirmek isteyen,
itiraz eden, yola çıkan sevilmez.
Sevilmez çünkü kötü örnek olur;
iş çıkarır, zordur!
Dürüstlük toplumsal dayağa hazır olmayı
gerektirir.
İlişki denilen karmaşık yapının
içinde bazen karşındaki kişinin ölümünü istemek bile var aslında.
Başarısına sevinmek, mızmızlığından usanmak, dağınıklığından
nefret etmek gibi, bir parçası olabiliyor üstelik insan halinin.
Ama yalan seviyoruz biz. Daha kolay olduğu için. Ölmesini
istediğimiz kişi çekip giderse bu sefer bunu bir kayıp olarak
değerlendiriyor; ağıtlar yakıyor, toplumsal fitiller ateşliyor, savaşlar
başlatıyoruz.
"Gidenle" ilgili bir gram olumlu düşünce sahibi
değilken üstelik.
Ve çok iyi biliyorum ki bu ülkede bir sürü kadın
kendisini aldattığına emin olduğu ve nefret ettiği kocasının ölümünü
beklemektedir aslında.
Alışılmış olan budur
neticede...
içinde bazen karşındaki kişinin ölümünü istemek bile var aslında.
Başarısına sevinmek, mızmızlığından usanmak, dağınıklığından
nefret etmek gibi, bir parçası olabiliyor üstelik insan halinin.
Ama yalan seviyoruz biz. Daha kolay olduğu için. Ölmesini
istediğimiz kişi çekip giderse bu sefer bunu bir kayıp olarak
değerlendiriyor; ağıtlar yakıyor, toplumsal fitiller ateşliyor, savaşlar
başlatıyoruz.
"Gidenle" ilgili bir gram olumlu düşünce sahibi
değilken üstelik.
Ve çok iyi biliyorum ki bu ülkede bir sürü kadın
kendisini aldattığına emin olduğu ve nefret ettiği kocasının ölümünü
beklemektedir aslında.
Alışılmış olan budur
neticede...
Aslında bir ayrılığın ardından
gelen günler güzeldir. Bir süre sonra elbette... Tecrubeyle
sabit:)))
gelen günler güzeldir. Bir süre sonra elbette... Tecrubeyle
sabit:)))
Çünkü giden de kadinsa , hatta
yeniden sevmeye, yeniden müziğe, yeniden hayata, yeniden yeni bir şeylere
başlamanın sıfır noktasında durmaktadır...
Giden kadin
dürüstçe gittim deyip kalan da bu gidişi asilce kabul edebildiyse eğer
geri kalan herkese sıfır noktasında kendi fare deliğine dönmek
düşer..
Yalan mı... ?
yeniden sevmeye, yeniden müziğe, yeniden hayata, yeniden yeni bir şeylere
başlamanın sıfır noktasında durmaktadır..
Giden kadin
dürüstçe gittim deyip kalan da bu gidişi asilce kabul edebildiyse eğer
geri kalan herkese sıfır noktasında kendi fare deliğine dönmek
düşer..
Yalan mı... ?






